ZAGROS / Türk ordusunun hava saldırılarına yeniden başladığı bugünlerde gerilla da saldırılar altında voleybol oynuyor. Kendi kurdukları voleybol sahasında kendi kurallarına göre oynuyorlar.
Mevsim yaz, aylardan Ağustos, Türk ordusu yine hava saldırıları düzenliyor ve havalar çok sıcak. Saldırı ve aşırı sıcaklara inat gerilla yaşamını olağan şekli ile sürdürmeye devam ediyor.
Küresel ısınmadan kaynaklı bu yıl Kürdistan coğrafyasında yağmayan kar ve ardından bahara bereket getiren yağmur da bereketini esirgeyince daha Nisan bitmeden otlar kurumaya başlamıştı. Ve ardından Haziran, Temmuz derken daha eylül ayı gelip yaprakları sarartmadan yeşil yapraklı ağaçlar susuzluktan dolayı yapraklarını dökmeye başladı bile. Buna bir de Türk ve İran ordularının bombardımanını eklemek gerekiyor.
SU ÜZERİNDE SAHA
Sıcaklar başladığında gerilla için yeni bir hayat da başlar dağlarda. O doğanın bir parçası olarak her yüksek dağın, her taşın altı ve her ulaşılmaz alana mutlaka kendisini ulaştırarak orada amaçlarına uygun bir çalışmayı yürütür. Tıpkı sık ağaçlıkların kapattığı su deresinin üzerini ağaçlarla bir su kanalı yapıldıktan sonra üzerinde voleybol sahasını yaptıkları gibi.
Gerillanın voleybol oynamasının da bir başka anlamı var. O yaşam hareketliğine uygun yer yapar ve oynar. Bazen bir dağın başında, bazen bir uçurumun kenarında bazen de su akıntısının üzerinde sahasını yapar, file direkleri dikilip gerildikten sonra antrenmanlar için her şey hazır demektir. Bundan dolayı gerillada her voleybol oynayışta, oynayan ve seyredenler büyük haz alır. Bu görüntüleri her mevsim de bulmak mümkündür. Gerilla kısa bir süre önce savaşa hazır nizami güç olarak görülen gerilla koşullarını oluşturduktan sonra askeri tesisatını bir kenara koyar. Tedbirlerini altıktan sonra yoğun saldırılara rağmen takımlar oluşturduktan sonra kıyasıya bir maç başlar. Biraz öncesine kadar nizami ve disiplininden taviz verilmeyen emir komuta yapısı sahaya inildiğinde bir tek maçı yöneten hakemin denetimine geçer.
Takımlar genelde karma, zaman zamanda bir birlik ya da bir kamp diğer bir kamp ile bir maç yapmak ister. İşte o zaman maç spor olarak karma oymaktan çıkar. Her kamp kendi takımını en güçlü oyunculardan seçerek sahaya iner. Bu tür rakip takımlı oyunların dışında genelde gerilla karma kadın erkek ya da komutan savaşçı biçiminde takımlar seçilerek oynanır. Takımlar seçildikten sonra tüm yekti hâkimlere devredilir. Tabi bu itirazların seslerin çıkmıyor anlamına gelmez. Birde oluşan her takımın taraftarı vardı. Takımına destek vermek için tempo tutulur, alkış çalınır ya da bir gerilla eline geçirdiği bir bidonu bile darbuka niyetine çalar. Ama çoğunlukla tempo tutularak, alkış çalarak destek sunulur.
Maçlar beraber olma aşamasına geldiğinde rekabet daha artar. İşte o zaman savaş hileleri voleybol sahasının da içine kadar gelir ve karşı takımdan puan alabilmek için hünerler devreye girer.
Maçın sonucu ne olursa olsun o sahasının içinde yada etrafında bulunan gerilla günü sahayı kültürel bir etkinliğe dönüştürerek moralli ve neşeli sahadan ayrılır. Çünkü onlar maçı bir kazanç için değil, sosyal bir etkinlik olarak oynadıklarını söylerler. Bunun için sosyal aktivite de heyecan, moralin her şeye bedel olduğunu belirtiyorlar.
Ağustos sıcak, saldırılar yoğun, gerilla tüm hareketliliğine rağmen, moral motivasyonu ve sosyal etkinliğinden vazgeçmeden yaşamını sürdürmeye devam ediyor…
ANF NEWS AGENCY
|