Özgür Bilge VAY MALA MINE! AKP KÜRT KATLİAMCISI DEĞİLMİŞ!...... 
Bir varmış, bir yokmuş. Ergenekon diye bir örgüt varmış. Bir varmış, bir yokmuş. Ergenekon diye bir örgüt çıkmış da, Türk devleti diye soykırımcı bir devlet pir u pak olmuş. Bir varmış, bir yokmuş. Ergenekoncu
diye bazı emekli subaylar çıkmış da, görevde olan subaylar, generaller,
valiler, polisler, emniyet müdürleri ile onların ideolojik mayası
Fetul-Münafıkçılar pir u pak olmuş. Bir varmış, bir yokmuş.
Ergenekon
diye bir örgütle herkesle ilişkiliymiş de, tek ilişkili olmayan
Fetocular ile AKP gibi Türk-İslam sentezcisi ırkçılarmış. Bir varmış, bir yokmuş. Ergenekon
diye bir örgüt yargılanmaya başlanmışken, Katil-Qerdoğan’nın
haşmetliliğini onaylamayan ya tarafsız ya da Ergenekoncu oluyormuş. Vay mala mıneee! Daha neler neler! Vay mala mıneee! Ergenekon’un kimin imalatı olduğu da unutturuluyor. Vay mala mıneee! Ergenekon’un ideolojisi de unutturuluyor. Vay mala mıneee! Ergenekon’un
nemenem bir Fettulahçı ile bir AKP gibi Türk ırkçılığının
Kürdistan’daki Truva Atı olduğu Kürtler tarafından bilinirken,
Seferberlik Tetkik Kurulu, Özel Harp Dairesi ile Özel Kuvvetler
Komutanlığı’ndan ayırt edilebilinir mi? Vay mala mıneee! Özel
Kuvvetler Komutanlığı’nın bir dalı olan Ergenekon’un, soy kütüğü de
sanki ABD’den, Fetul-Münafık u Katil-Qerdoğan’dan bağımsızmış! Vay mala mıneee! Daha neler neler! Ben diyeyim vay mala mıneee! Okurlar desinler. Vay beki vay be! Zira vay be demekte, küresel ırkçı Fetul-Münafıkçılar u Katil-Qerdoğanlara az gelir. Kürtlerin soykırımdan geçirilmesinde tetikçidir bunlar. Tetikçidirler bunlar. Tetikçidir Fetul-Münafık u Katil-Qerdoğanlar. Tetikçilikleri Başbuğ Abdulhamit’e dayanır. Tetikçilikleri Fevzi Çakmak’a u Celal Bayar u Adnan Menderes’e dayanır. Tetikçilikleri ABD’ye dayanır. Bunlar, ABD’nin Kürdistan’daki, Ortadoğu’daki, Asya’daki bekçi köpekleridir. Bunlar,
Seferberlik Tetkik Kurulu’ndan Özel Harp Dairesi’ne, oradan da Özel
Kuvvetler Komutanlığı’na doğru dönüştürülen, Kontra-gerilla
örgütlenmesinin Kürdistan’daki tetikçilerinden başka bir şey
değildirler. Bunlar, küresel emperyalist babaları olan ABD’nin
“Yeşil Kuşak Projesi” çerçevesinde oluşturulan Türk-İslam sentezi gibi
bir ırkçı düşünceye göre harekete geçirilen birer Kürt Katliamcısı,
Türk Kıyımcı Örgütleridirler. Bunlar, “Yeşil Kuşak Projesi”
çerçevesinde, ABD tarafından 12 Mart 1947’de oluşturulan Truman
Doktrini ile Marshall Planı’na göre özgürlük ve eşitlik isteyen tüm
halklara ve Kürtlere karşı görevlendirilen birer kontra-gerilla
örgütlerinin Türkiye ile Kürdistan seksiyonlarıdırlar. Bunlar, ABD’nin
küresel emperyalizmi için biçilmiş kaftandırlar. Bunların
geldiği siyasal yelpaze 1950’lerde Demokrat Parti idi. Demokrat Parti
döneminde yani 18 Şubat 1952’de Türkiye, NATO’ya sokuldu. Yine aynı yıl
Süper NATO bünyesinde Özel Harp Dairesi gibi bir kontra-gerilla örgütü
kuruldu. ÖHD’nin yan kuruluşları oluşturuldu. Bunların çekirdek
örgütlenmesine Fetul-Münafık ( Fetullah Gülen) öncülük etti. AP’li Demirel, MHP’nin başbuğu Türkeş ile Türkiye Odalar Birliği’nden Erbakan öncülük etti. 1980 askeri darbesiyle da devrimciler, demokratlar kırımdan geçirildi. Cepheye ABD ile ordunun himayesinde Fetul-Münafık sürüldü. ABD, Arap petrollerden elde edilen sermayenin bir kısmını Fetul-Münafıka kurdurduğu tarikata aktırdı. ABD’nin
bu planla Fetul-Münafıkı piyon olarak kullanarak Türkiye’deki devrimci
zemini zayıflattı. Ama Kürdistan’da, PKK direnişiyle karşılaşınca,
“Yeşil Kuşak Projesi” sekteye uğradı. Bu nedenle ABD, 1990’larda Türk
Devleti’ne Özel Harp Dairesi yerine Özel Kuvvetler Komutanlığı’nı
kurdurttu. Kürdistan’da, Türk-İslam Sentezcisi Fetul-Münafıkçılarla
sonuç alamayınca, Hizbi-Kontra örgütü gibi şeytanları devreye soktu.
Bunlarda deşifre olunca tekrardan Fetul-Münafık u Katil-Qerdoğan’ı
devreye soktu. Şimdi de Ergenekon operasyonuyla yapılmak istenen sadece
deşifre olan kontra-gerillacı katilleri elimine etmek ve bir kontra
-gerilla devleti olan Türk Devleti ile onun kontra örgütü Özel
Kuvvetler Komutanlığı’nı meşrulaştırmaktır. Fetul-Münafık
u Katil-Qerdoğan verilen misyon ise ABD ile Türk ırkçılığı adına
Kürdistan’ı yeniden ideolojik, siyasi, ekonomik ve kültürel işgale
uğratmaktır. Bu yeni bir işgal hareketidir. Buna neo-işgal de
denilebilir. İşin
en ilginci ise hiçbir dönemde, Türk kontra-gerillası tarafından vurulan
tek bir Türk-İslam sentezcisi bir düşünür yoktur. Ama vurulan yüzlerce
devrimci ile yurtsever Kürt düşünürleri ile aydınları vardır. Vurulan
binlerce Türkiye’li devrimci, demokrat ile Kürt yurtseverleri vardır.
Tetikçilerde sürekli Türk-İslam sentezcisi ırkçılar olmuştur. Bunlardan
şu sonuç ortaya çıkıyor. Türkiye ile Kürdistan’ın aydınlık beyinleri
yok etmek ve toplumu Türk ırkçılarının zehirli girdabına almak. Ülkeyi
bitimsiz bir şekilde ABD’nin hizmetine bırakmaktır. Türk
medyasının, ağırlıkta Fetul-Münafıkçların eline geçmesi ABD’nin
1950’lerden beri uygulamaya koyduğu bu “Yeşil Kuşak Projesi”
temelindedir. ABD’nin BOP diye formüle ettiği Büyük Ortadoğu Projesi de
“Yeşil Kuşak Projesi’nin” 21.yüzyılda isim değiştirilmiş halinden başka
bir şey değildir. Genel anlamıyla bunun ideolojik mayası ABD’nin
imalatı olan Ilımlı İslam’dır. Bu ideolojinin Türkiye için biçilen
kumaş parçası ise Türk-İslam sentezidir. Bunun uygulayıcıları ise
Fetul-Münafık u Katil-Qerdoğan’dır. Kürdistan ve Türkiye’deki Kürtler, Türkler ve diğer halkları mensup genç kızlar, erkekler, anne-babalar, çocuklar. Ahmet Arif’in dediği gibi; “Bunlar engerekler ve çiyanlardır. Bunlar ekmeğimize, aşımıza göz koyanlardır. Tanı bunları, tanı da büyü.” İşte PKK’nin intikam kılıcı, HPG gerillaları. İşte bunları tanıyarak büyüyenler. Bundan gayri bu engerek ve çiyanlardan intikam alma yolu yoktur ki. |