Rodan ZAP
Bizim bütün aile reislerine sormak gerekir. Siz bu soldan ne anladınız diye. Yıllarını zafer işareti yaparak, eğlence salonlarında bol bol içerek, arada bir solculuktan dem vurarak bizlere ne kadar iğrenç bir gelecek bıraktıklarının acaba farkındalar mı? Yıllar sonra anlıyoruz ki aslında onlar da farkında değillerdi.
Devrimciliği modalık bir kıyafet gibi bir süre giydikten sonra çıkardılar. Bir yandan özgürlük ideolojilerinden faydalanıp iş adamı statüsüne gelip kravatlaşan soysuzlar, diğer yandan döktükleri kanın üzerinde kuruduğu elbiselerle, devrim sloganlarıyla toprağa gömülenler. Bu iki kesimin yanında aslında pek de göze çarpmayan, daha ılımlı, yumuşak, yeri geldiğinde görevlerini yapan bir kesim olarak görülür bunlar. Ama bütün emekçi ve özgürlük aşkıyla direnen insanların acılarını en çok artıran ve maalesef bundan haberi bile olmayan berbat bir kesimdir bu ortayolcu kesim.
Ne söylediğinden ne de yaptığından bir şey anlayan bu kişiliksiz güruh, birilerine kızmaktan, küfür etmekten, işler kızışıp ciddileşince de olaylarla ilgisinin olmadığı sıradan bir vatandaş numaralarına soyunmaktan geri durmadılar. Geri bir zihniyetle, haykıran yüreklerimize nasıl köz basıp umutlara ne kadar ihanet ettiklerinin acaba ne kadar farkına vardılar?
Kuşkusuz ki onlara hatırlatacak olanlar da yine kendini bu çetrefilli yollarda özgürlük taşıyla bileyen, korkusuz bakan, sert tokalaşan, fedakarlığı kişiliğinde sanatlaştıran insanlar olacak.
Solculuğu Karaoğlan ile, İnönü, Baykal, Karayalçın ile tanıyanların aslında elinden pek bir şey gelmeyeceği gibi onlardan yenilik ve değişim adına bir şeyler bekleyerek büyük hatalar içine düştüğümüz kesin. Bir neslin aşılması için on yıllar gerekti. Şimdi özgürlük çığlıklarını, etrafındaki tüm ezilenlere eşit bakarak yükselten yeni solun aynı hatalara düşmeyeceğine inanıyorum.
Güzel yurdumuz içinde huzursuzluğu ve istikrarsızlığı sürekli kılmak isteyen dış güçlere karşı, çete örgütleri kurarak gırtlağımıza gidecek lokmalara bile göz dikenlere karşı bir örgütleme yaparak, birleşerek yaşamımızı bir nebze de olsa güzelleştireceğimize ve mazlum halkımızın narin yüzüne gururla bakacağımıza inanıyorum.
Küçük bireyci ihtiyaçların ve istemlerin her zaman yerine gelmeyeceğini bilmesi gereken solcuların, artık yürüdükleri yoldan şüphelenerek direksiyonu bu tarafa kırarak gerçek olanı yaşayacağı kesindir. Gerçek sola, gerçek demokrasiye merhaba demek için yeni neslin ateşleyici gücü ve istemi gerekiyor. Bu yeterince vardır. Önemli olan ortayola bulaşarak bu ateşin sönmemesidir. |